2023 Yılının Dünya’da En Fazla Ses Getiren Gelişmeleri Nelerdi?

2023 yılını geride bırakmamıza kısa bir süre kaldı. Ülkemizin 100. yılını da doldurduğumuz bu anlamlı sene, Türkiye’de olduğu gibi dünyada da çok sayıda önemli gelişme ve olaylara sahne oldu. 

Bu içeriğimizde siyasi, bölgesel, askeri konuların 2023 yılında nasıl yankılandığına birlikte göz atacağız.

Deprem felaketlerinin, savaşların, işgallerin hüküm sürdüğü; siyasi ve bölgesel gelişmelerin yine günlerce konuşulduğu bir sene oldu 2023. 

Bakalım geride bıraktığımız bir yılda dünyada neler yaşanmış?

2023 yılı ne yazık ki bizler için çok büyük bir acıyla başladı. 6 Şubat sabahı acıya, kana, gözyaşına, enkaz yığınlarına uyandık. Güney Anadolu merkezli gerçekleşen 6 Şubat depremleri Suriye’nin kuzeyini ve Türkiye’nin güney şehirlerini yerle yeksan etti. Hatay, Kahramanmaraş ve Adıyaman en büyük hasarları alan illerimiz oldu.

Deprem felaketi 6 Şubat sabahı tüm dünyanın bir numaralı gündem maddesiydi. 

Türkiye en yüksek dereceden acil durum ilan etti. 

Yaşanan yıkımın boyutlarını anlamak için ise depremin üstünden geçecek birkaç günü beklemek gerekecekti.

Özellikle 7, 8, 9 Şubat geceleri tüm Türkiye deprem bölgesinden gelecek güzel haberlere kilitlendi. Kurtulan çok sayıda vatandaşımız olsa da en az 50 binin üstünde insanımızı bu depremin ardından kaybettik.

2023 yılının Şubat ayı boyunca deprem felaketi ülkemizin tek gündemi oldu. Dünya Basını da sürekli olarak bu felaketin boyutlarını canlı olarak takipçilerine aktardı.

Onlarca ülkeden Türkiye’ye yardım için kurtarma ekipleri gönderildi. 

Türkiye’nin siyasi düzlemde sorun yaşadığı Yunanistan, Ermenistan, İsrail gibi ülkelerden gelen kurtarma ekipleri de gayretleri ile alkış topladılar. Bölgesel barışın genişlemesi için deprem felaketi bir araç haline geldi.

Yaşanan yıkımın sonunda bölge illerinin tamamında olağanüstü hal ilan edildi.

Aradan geçen 10 ayın ardından başta Hatay ve Kahramanmaraş olmak üzere felaketin yaşandığı illerde enkazların tamamı kaldırılmış değil. 

6 Şubat 2023 Depremleri, Türkiye’nin tarihindeki en büyük, dünyanın da sayılı büyük depremlerinden birisi olarak tarihteki yerini aldı.

2022 yılının en önemli gelişmesi olan Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik başlattığı işgal harekatı, 2023 yılının da başlıca küresel başlıklarından birini oluşturdu.

Rusya’nın saldırılarını püskürtmeyi başaran ve ciddi bir direnç ortaya koyan Ukrayna, süreci ‘yıpratma savaşı’ haline getirmeyi başardı. 

Batı dünyasından çok ciddi bir silah desteği alan Ukrayna, hem bu destek hem de kararlı direnişleri sayesinde güçlü Rusya’nın istediği ilerlemeyi kaydetmesine izin vermedi. 

Buna rağmen Rusya; başta Kırım ve Doğu Ukrayna olmak üzere, Rus etnik çoğunluğunun olduğu bölgelerdeki üstünlüğünü sürdürdü. 

Ancak Ukrayna’yı topyekun yenmeyi başaramadı.

2023 yılının son günlerinde, Ukrayna’da savaş devam ediyor. Her iki ülke de kayıplar vermeyi sürdürürken bu çatışma ikliminin nereye kadar devam edeceği merak konusu.

Rusya, Ukrayna’da verdiği asker kayıplarının ülkede oluşturduğu tepkilerden dolayı sıkıntı çekiyor. Zira Rusya’da Ukrayna’daki savaşın anlamsız olduğunu düşünen ciddi bir toplum var.

Buna karşın Ukrayna ise güçlü Rusya karşısında sürekli kaynak ihtiyacını Batı’dan sağlamasının ekonomik sıkıntılarıyla karşı karşıya. 

Zira Batı’da Ukrayna’nın büyük bir külfet olduğuna yönelik görüşler dile getiriliyor.

Bu etmenlere rağmen iki ülke de savaşı sürdürmeye devam ediyor.

2023 yılı Ukrayna-Rusya savaşının yanında bir büyük savaşın daha yaşandığı sene oldu. 7 Ekim’de Hamas’ın Aksa Tufanı adını verdiği harekatla İsrail yerleşimlerine saldırmasıyla İsrail-Filistin arasında savaş tekrar alevlendi.

Hamas’ın baskınları sonrası seferberlik ilan eden ve savaş durumuna geçen İsrail, bu tarihten itibaren tüm gücüyle Gazze’ye saldırmaya başladı.

iki ayı aşkın bir zamandır devam eden İsrail’in Gazze saldırıları neticesinde çoğu sivil ve çocuk olmak üzere binlerce kişi yaşamını yitirdi.

İsrail, Gazze’deki Hamas unsurları tamamen temizleninceye kadar saldırılarını sürdüreceğini ifade ediyor.

Gazze’deki büyük bir insanlık dramı yaşanırken dünya da bu vahşete yönelik çözüm üretebilmiş değil.

2023 yılında Afrika’da gerçekleşen askeri darbeler çok ses getirdi. Nijer’de ordu 26 Temmuz’da “kötüleşen güvenlik durumunu” gerekçe göstererek yönetime el koydu. Devrik başkan Mohamed Bazoum o günden beri konutunda tecrit altında tutuluyor.

15 Nisan’dan bu yana Sudan’da General Abdel Fattah al-Burhane liderliğindeki Ordu ile eski komutan Mohamed Hamdane Daglo’nun paramiliter güçleri arasında devam eden savaş, 10,000’den fazla insanın ölümüne neden oldu. 

Sudan’da taraflar arasındaki barış hala sağlanabilmiş değil.

Bunun yanı sıra Sudan dışındaki birçok Afrika ülkesinde de iç çatışmalar birbirini kovaladı

Gabon’da, usulsüzlükler nedeniyle eleştirilen cumhurbaşkanlığı seçiminin hemen ardından 30 Ağustos’ta askeri bir darbeyle Ali Bongo Ondimba yönetimi sona erdi. Darbeyle 55 yıllık Bongo iktidarını devirerek askeri yönetimin başına geçen General Brice Oligui Nguema, ülkedeki kurumların daha demokratik olacağı taahhüdünde bulundu.

Afrika’daki bu gelişmeler, sömürgecilik hareketlerine karşı büyük tepkileri de beraberinde getirdi. 

Yeni yönetimlerin aldıkları kararlar doğrultusunda Fransa, 2022’de Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nden ve 2023’te diğer iki eski sömürgesi Burkina Faso ve Nijer’den askerlerini çekmek zorunda kaldı.

Afrika’da kaynakların Avrupa ülkeleri ve yabancı şirketlerle paylaşılmaması yönündeki görüşler ağırlık kazandı.

2023, bizim ülkemizde olduğu gibi çok sayıda ülkede de seçim heyecanına sahne oldu. Bu ülkelerin başında ise Arjantin geldi.

Arjantin’in Trump’ı olarak adlandırılan Javier Milei, Kasım ayındaki seçimlerden zaferle ayrıldı.

53 yaşındaki ultra liberal ekonomist Javier Milei,  Sergio Massa’ya karşı yarıştı. Milei, elinde elektrikli testere ile seçim kampanyası yürüttü, kendisinden ‘aslan’ olarak bahsetti, Papa Francis’i ‘yeryüzündeki kötülüğün temsilcisi’ olarak nitelendirdi, kürtaj yasasını iptal etmek için referanduma gideceğini söyledi, insanların kendi hayati organlarını satmalarına izin verilmesi olasılığını gündeme getirdi.   

Aşırı sağcı ‘anarko-kapitalist’ Javier Milei, Arjantin pesosunun dolar ile değiştirilmesi, Merkez Bankası’nın kaldırılmasını istiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x