Lale Karabıyık: “Lise Düzeyinde Okula Başlama Maliyetleri 2023 Yılında Yüzde 486,4 Oranında Arttı”

CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcı Lale Karabıyık, 2023-2024 eğitim-öğretim yılına ilişkin hazırladığı raporda; öğrencilerin gıda harcamaları, okula başlama maliyetleri, eğitim emekçilerinin geçim sıkıntısına ilişkin veriler paylaştı. Raporda, eğitime yapılan kamu harcamalarının GSYH içindeki payının 2021 yılında yüzde 4 sınırının da altına düştüğü belirtilerek, “Lise düzeyinde okula başlama maliyetlerinin 2019 yılına göre; 2022 yılında yüzde 286,8. 2023 yılında ise yüzde 486,4 oranında artmıştır” denildi.

CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcı Lale Karabıyık, 2023-2024 eğitim-öğretim yılına ilişkin bir rapor hazırladı. Raporda, okula başlamada ekonomik maliyetin son 4 yılda geldiği noktaya ilişkin piyasadaki 137 ürünün fiyatları üzerinden yapılan araştırmada şunlara dikkat çekildi:

2021 YILINDA EĞİTİM HARCAMALARININ EN ÇOK YÜKSELDİĞİ ORTAOKUL: Araştırmamız, okula başlayan bir öğrencinin veliye getirdiği yükü de ortaya koymaktadır. Türkiye’de eğitim harcamaları 2021 yılında 2020 yılına göre yüzde 27,1 artarak 344 milyar 341 milyon TL olmuştur. 2021 yılında bir önceki yıla göre eğitim harcamalarının en çok yükseldiği eğitim düzeyleri; yüzde 37,7 ile yükseköğretim ve yüzde 28,3 ile ortaokul olmuştur. Eğitim harcamasının gayrisafi yurtiçi hasıla içindeki payı 2018 yılında yüzde 5,8, 2019 yılında yüzde 6, 2020 yılında ise yüzde 5,36 iken 2021 yılında yüzde 4,8 olarak gerçekleşmiştir. Devletin eğitim harcamalarının gayrisafi yurtiçi hasıla içindeki payı ise 2018 yılında yüzde 4,3, 2019 yılında yüzde 4,4, 2020 yılında yüzde 4, 2021 yılında ise yüzde 3,4 olmuştur.

EĞİTİME YAPILAN KAMU HARCAMALARI 2021 YILINDA YÜZDE 4’ÜN ALTINA DÜŞTÜ: Eğitime yapılan kamu harcamaları için dünya genelinde kabul edilen bazı oranlar vardır. Buna göre devletin eğitim harcamalarının GSYH içindeki payının en az yüzde 4 ile 6 arasında olması kabul edilir. 2021 yılında Türkiye’nin yüzde 4 sınırının da altına düştüğünü görüyoruz. Eğitimin GSYH içindeki payının düşmesi, harcama miktarı artsa dahi aslında ülkenin toplam kaynakları içinden eğitime daha az kaynak ayrıldığı anlamına gelmektedir.

LİSE DÜZEYİNDE OKULA BAŞLAMA MALİYETLERİ 2023 YILINDA YÜZDE 486 ORANINDA ARTMIŞTIR: Okul öncesi düzeyde okula başlama maliyetleri 2019 yılına göre; 2022 yılında yüzde 285,26, 2023 yılında ise yüzde 654,36 oranında artmıştır. İlkokul düzeyinde okula başlama maliyetleri 2019 yılına göre; 2022 yılında yüzde 316, 2023 yılında ise yüzde 493,8 oranında artmıştır. Ortaokul düzeyinde okula başlama maliyetleri 2019 yılına göre; 2022 yılında yüzde 304,1, 2023 yılında ise yüzde 450,5 oranında artmıştır. Lise düzeyinde okula başlama maliyetleri 2019 yılına göre; 2022 yılında yüzde 286,8, 2023 yılında ise yüzde 486,4 oranında artmıştır.”

Okulların 2023-2024 eğitim- öğretim yılına hazır olmadığı, fiziksel eksikliklerin yanı sıra temizlik, güvenlik personeli gibi eksikliklerin hala devam ettiği raporda eksikliklere yönelik şunlara dikkat çekildi:

“105 BİN TEMİZLİK GÖREVLİSİNE İHTİYAÇ BULUNMAKTA: Kadrolu yardımcı hizmetli ve güvenlik görevlisi ataması yapılmamıştır. Yaklaşık 63 bin güvenlik, 105 bin de temizlik görevlisine ihtiyaç bulunmaktadır.

YETERLİ ÖĞRETMEN ATAMASI YAPILMADI: Yeteri kadar öğretmen ataması yapılmamıştır. Önceki öğretim yılında 90 binin üzerinde ücretli öğretmen çalıştırıldığı düşünülürse en az 100 bin öğretmen ataması yapılmadığı takdirde öğrenciler öğretmensiz, öğretmenler öğrencisiz kalacağı ortadadır. Yapılan 45 bin atama, emekli olup sistem dışına çıkanlar düşünüldüğünde ihtiyaç duyulan öğretmenin yarısı bile değildir. Dolayısıyla öğretmen açığı yine ücretli öğretmenlik sistemi ile kapatılmaya çalışılacaktır.

EĞİTİM EMEKÇİLERİ CİDDİ ORANDA MALİ ZORLUK ÇEKMEKTEDİR: Öte yandan eğitim iş görenleri ciddi oranda mali zorluk çekmektedir. 25 yıllık bir öğretmen 25.154 lira maaş almaktadır. Bu nedenle eğitim öğretime hazırlık ödeneği en az bir maaş tutarında ödenmeli ve en düşük öğretmen maaşı yoksulluk sınırının üzerinde olmalıdır.

OKUL BÜTÇELERİ OLUŞTURULMADIĞI SÜRECE VELİLERDEN PARA TOPLANMAYA DEVAM EDİLECEKTİR: Okul bütçeleri oluşturulmadığı sürece velilerden para toplanmaya devam edilecektir. Okula başlama maliyetleri bu kadar artmış iken velilerin üzerinden mali yükün alınabilmesi ancak okul bütçelerinin oluşturulmasıyla mümkün olacaktır. Zorunlu eğitim kapsamında, devlet okullarında örgün eğitim içerisinde 15 milyon 189 bin 878 öğrenci bulunuyor. MEB’in bütçesi 435 milyar liradır. Okullara her eğitim öğretim yılının başında eğitim öğretime hazırlık amacı ile öğrenci başına en az 500 lira bütçe gönderilmelidir. Öğrenci başına 500 lira gönderildiği takdirde MEB’in bütçesinin sadece 7,5 milyar lirası (yüzde 1,72) kullanılmış olacaktır.

BİN ÖĞRENCİSİ OLAN BİR OKULA GÖNDERİLEN 4 BİN 500 LİRA, İHTİYAÇLARI KARŞILAMAKTAN ÇOK UZAKTIR: MEB tarafından sadece liselere bütçe gönderilmekte, ilk ve ortaokulların ise sadece elektrik, su ve ısınma giderleri karşılanmaktadır. Bu yıl ilk ve ortaokullara da kısmen bütçe aktarılmıştır. Ancak bin öğrencisi olan bir okula gönderilen 4 bin 500 lira, ihtiyaçları karşılamaktan çok uzak kalmıştır. Bu okulların sadece altı temizlik personeli için aylık yaklaşık 80 bin lira ödeme yaptığını düşündüğümüzde merkezi bütçeden aktarılan kaynak ile okulların temizlenmesi dahi mümkün değildir.

ASGARİ ÜCRETLİ BİR AİLE, İLKOKULA BAŞLAYAN ÇOCUĞU İÇİN BİR AYLIK MAAŞINDAN FAZLASINI HARCAMAK ZORUNDA: Yaşanan hayat pahalılığı öğrencilerin kullandıkları malzemelere de yansımış, geçen yıllara oranla bütün malzemelerde büyük bir artış olmuştur. Asgari ücretle hayatını devam ettiren bir aile, ilkokula başlayan çocuğu için, bir aylık maaşından fazlasını, en düşük maaş alan memur ise maaşının yarısını okul masrafı olarak harcamak zorundadır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x